Showing posts with label KIRILMALARIM. Show all posts
Showing posts with label KIRILMALARIM. Show all posts

Tuesday, 27 February 2007

Hayattan Cikmak istiyorum

Beynime hayat dayadi en guclu silahini. Acimadan cekti tetigi... Dagitti en saf yanlarimi. Acinin en agiri bu. $uursuzca agitlar yakiyorum $imdi, ariyorum saf yanlarimi... Avuclarimda o masum koku; nice temiz, saf kan kokusu icinde yok umutlarm...

Yok dagilan saf yanlarim...
Ucuruma ko$uyorum $imdi...
Yokolu$a teslim ediyorum kendimi...
Ruhsuz bir bedenin can acitan tirnaklarini batiriyorum...

Bu hayattan cikmak istiyorum...

Sunday, 7 January 2007

Senaryo

Kalkti. Gozlerini tamamen acamiyordu. Sendeledi, du$tu. Secebildigi kadariyla beton bir duvarin dibindeydi. Gune$ oldukca yogun bir i$ik huzmesi saliyordu uzerine. Dar, karanlik bir hastahane koridoru gibi uzanan sokakta tek ba$inaydi. Sokak boyunca uzanan sira sira pencereler vardi duvarda. Bir de kaldirimlar. cevresini bulanik bir hayal halinde izledi bir sure daha. Pencerelerden sadece birinin acik oldugunu farketti; cunku gune$ i$inlari sadece oradan yansimiyordu. Bu durumda sokagi dolduran, ekmegin sicagina has kokunun oradan yayiliyor olma ihtimali pek kuvvetliydi. Kara verdi; kalkip pencereye kadar ilerleyecek, ekmegi pi$ireni bulacak, kendini ona teslim edip ekmeginden yiyecekti.

Tekrar kalkti. Du$memek icin duvara yaslandi, sicak beton duvar iyice destekliyordu onu. Birz ilerledi. cok yorulmu$tu. "Boyle olmayacak" dedi kendi kendine. Du$undu. Galba en iyisi bir ritim tutturarak adimlarini o ritime uydurmak olacakti. "Pab bara bap ba... Pab bara bap ba...

"
Pencerenin yanina gelince kaldirima
oturdu. Ekmegin kokusu butun vucuduna emirler yagdiriyordu. Sanki akli ucmu$tu ve ekmek itaat edilmesi gereken tek kudretti. "Dogrul" dedi ekmek. Ayaga kalkti. Deminden beri surunen kendisinin bunu nasil birden bire yapabildigini anlyamadi.

Oda, iceriyi aydinlatan gun i$igi sayesinde pencereden bakinca acikca goruluyordu. Tam kar$isinda eski bir televizyon, yaninda da bir kapi vardi. Odanin ortasinda mavi ve kirmizi renklerin alasi, buyukce bir hali ve solunda duvara dayali bir cekyat duruyordu. Duvarlari ise pembenin koyu bir tonuyla boyanmi$ ve kar$i kar$iya duran iki yagliboya tablo haricinde ciplakti.

Ekmek, "İceri gir" dedi. Zipladi. Ayagi pencerenin e$igine carpinca halinin uzerine dogru yuvarlandi. Kafasini kaldirdiginda kapida birisinin dikilmekte oldugunu gordu...


Saturday, 6 January 2007

Ba$liksiz Beklemelerim!!!

Inan bana...
Sonsuzla beraber otururuz kar$i kaldirimda, arabalar gecer gider, gune$ dogar batar
Ben, yine seni beklerim.

Arada bir icim sikilir, kirilirim sana,
Bana hic bakmamana ,gulmene, ama sadece dudaklarinla

Gelmene, ama ba$kalarina
Sevmene, ama herkesten fazla degil
Ben seni, bu umarsiz halinle beklerim.

Uzatirim ellerimi zamanli zamansiz
Kalir havada...
Ne yapacagimi bilemem, kaybetme korkusuyla

Bir laf atarim ortaya ve gulerim kahkahalarla
Yalandan da olsa
Ben seni, caresiz kapilarda beklerim.


Ruhum titrer, u$urum mavi ak$amlarda
cok u$urum
Sarilmak isterim, doygun sevdana
Siginmak isterim, kalbinin az ko$esine de olsa

Yetinmek isterim, yetmeyecegini bile bile
Ben seni, bencilce beklerim.

Yildizsiz gokyuzunde ay oluveririm
Pencereden izlerim, acirim kendime
Ben senden, ben herkesten uzagimdir artik
Olsun... Zaten,

Ben seni, uzakta beklerim.

Beyaz bir karanfile burunur bazen sevgin

Her kivrimi bir yurek ati$i
Vurgun guzelliginden sonra
Birak koparmayi, dokunamam bile
Dokununca kan damlar,
Kiyamam
Ben seni, koklamadan beklerim.

Ben seni beklerim...
....
Kac zaman sonra,
Hangi sonsuzluk ucurumunda

Bilemem ama...
Ben yine seni,
Ben hep seni, ...
....
Beklerim...

Friday, 5 January 2007

Batinin Yeni Siyaset Modeli - Islamiyete Saldir!

insan sikca rastladigi olaylara kar$i hemen bir ali$kanlik kazanir. Hatta zaman icinde bu ali$kanlik oyle bir hal alir ki, ilk gordugunde kendisinde $iddetli bir $a$kinlik ya da tepki olu$turan olaylar, bir sure sonra rutin konulara donu$ur.

Dunya uzerinde suren sava$lar ve cati$malar da boyle olaylardandir. Bir ulkede bir i$galin, katliamin veya soykirimin ba$lamasi dunyanin dort bir yaninda ilk once $iddetli bir tepki olu$turur. ornegin Bosna'da ilk cati$malarin ba$ladigi gunleri du$unelim, ya da Cecenya'yi, Filistin'i... Yakin zamanda babasinin kucaginda İsrail askerlerinin kur$unlarina hedef olan Filistinli cocugun goruntusu, kundaklarinda katledilen cecen bebekler, Bosna'da buyuk bir soykirima maruz kalan kadinlar, ya$lilar, gencler...

İnsanlar, bu goruntuleri gordukleri ilk gunlerde iclerinde duyduklari tepkiyi, bir$eyler yapma istegini sik sik dile getirmi$lerdir. Ancak ardi arkasi kesilmeyen haberler zaman icinde dikkatlerini cekmez olur. Her gun yeni ki$iler olur, kadinlar tecavuze ugrar, cocuklar kur$unlara hedef olur, mayinlara basip kolunu ya da bacagini kaybeder... Ancak insanlarin ilk gunlerde verdikleri tepkiler yerini garip bir duyarsizliga birakir. Hatta gazeteleri aldiklarinda, sava$ haberlerinden cok hemen yan sutunda yer alan magazin icerikli bir haber ilgilerini ceker. cunku Filistin'de, Cecenya'da, Ke$mir'de ya da Dogu Turkistan'da her gun birkac ki$inin olmesi, "siradan bir haber" haline gelmi$tir.

Dahasi bu vah$etleri sanki makul birer siyasi geli$me gibi gosteren bir propaganda da bir taraftan yururluktedir. Bu nedenle bircok insan, cecenistan'da devam eden buyuk katliami Rusya'nin bir ic sorunu, Filistin'de ya$ananlari İsrail ile Filistin arasinda bir toprak mucadelesi, Ke$mir halkina yonelik devam eden Hint zulmunu ise bolgenin stratejik konumundan kaynaklanan bir problem olarak degerlendirmektedir. Diger pek cok nedenin yaninda, tarihi ve ekonomik nedenlerin de cati$malarin meydana gelmesinde etkili oldugu dogrudur. cecenistan Rusya icin hem ekonomik hem de stratejik acidan cok onemlidir. Fanatik Yahudilerin Kudus'e ve diger Filistin topraklarina yonelik i$gal niyetleri asirlardan beri suregelmektedir. Ancak Cecenya halkinin komunist Rus yonetiminden gordugu baskinin, Afrika'daki Musluman halklarin maruz kaldigi $iddetin, Balkanlar'daki Muslumanlarin tum dunyanin gozleri onunde gordukleri $iddetli baskinin ve uygulanan etnik temizligin tek nedeni ekonomi ya da ic sorunlar degildir. Bu insanlarin temsil ettikleri Musluman kimlik bu cati$malarin ana nedenlerinden birini olu$turmaktadir.

Bu insanlar Allah'a iman ettikleri, hayatlarini inanclarinin gerektirdigi $ekilde gecirmek istedikleri ve cocuklarini da inancli kimseler olarak yeti$tirmeyi amacladiklari icin ce$itli baskilara maruz kalmaktadirlar. Guclu bir İslam devleti ya da İslam ulkelerinin olu$turdugu guclu bir birlik ise pek cok Batili ulkede buyuk bir rahatsizlik uyandirmakta, pek cogunun da cikarlarini tehdit etmektedir.

Konunun bir ba$ka yonu ise, insanlarin cok buyuk bir bolumunun bu ulkelerde ya$ananlar hakkinda hic bilgi sahibi olmamalari, hatta bircok ulkenin adini dahi bilmemeleridir. Cezayir'de, Endonezya'da, Tunus'ta ya$ayan Muslumanlarin kar$i kar$iya bulunduklari zorluklarin, baskilarin, her gun bir yenisi gercekle$en $iddet eylemlerinin, acligin ve sefaletin farkinda dahi olmayan bir insanin durumu cok daha du$undurucudur. cunku bu ki$inin, varliklarindan haberdar olmadigi iman sahibi ki$ilere yardim elini uzatmasi elbette mumkun olmayacaktir. Bir kesim ise yapilan zulum ve haksizliklarin farkindadir. Ancak bu ki$ilere yardim edebilecegini, zulmun engellenmesi icin caba sarf edebilecegini aklina dahi getirmez. ustelik hicbir $ey yapamayacagi konusunda kendisini o kadar inandirmi$tir ki, ne okudugu haberler ne de gordugu goruntuler vicdaninda en ufak bir etki olu$turmaz.

Oysa iman eden bir insan, her duydugundan ve her gordugunden sorumludur.

Allah'in emrini tutan iman ve vicdan sahibi ki$ilerin olan bitenlere gozlerini kapamalari, onlari gormezlikten gelmeleri mumkun degildir. Bir Muslumanin dunya uzerinde boylesine $iddetli bir zulum devam ederken, rahat yataginda kayitsizca uyumasi, bo$ i$lerle oyalanmasi, yalnizca kendi eglencesini ve cikarlarini du$unmesi imkansizdir. cunku iman eden bir ki$i haksiz sava$larin, katliamlarin, zulmun, acligin, ahlaki dejenerasyonun, kisaca dunya uzerindeki tum sorunlarin temel cozum yolunun Kuran ahlakinin insanlar arasinda yayginla$masi oldugunu bilmektedir. Bu bilgi ona cok buyuk bir sorumluluk yuklemi$tir; dunyaya İslam dinini ve dinin getirdigi guzellikleri anlatmak, Kuran ahlakini yaymak ve dinsizlige kar$i fikri bir mucadele yurutmek...

Dunyanin dort bir yanindaki mazlum Muslumanlarin durumlarini tum acikligiyla ortaya koymak ve vicdanli insanlari bu gercegi du$unup cozum yollari aramaya davet etmektir. İcinde bulundugumuz devir, gaflete kapilmaya, sessiz kalmaya, umursuz davranmaya, dunya hayatinin kisa yararinin pe$ine du$meye, nefsani tarti$ma ve ceki$melerle vakit oldurmeye uygun bir devir degildir. Milyonlarca Musluman bu kadar buyuk bir zulum altindayken İslam icin bir caba icerisinde olmamak, cok buyuk bir vicdansizlik olur.

Ve ku$kusuz insani ahirette buyuk bir vebal altinda birakir.