Showing posts with label Schizophrenic. Show all posts
Showing posts with label Schizophrenic. Show all posts

Monday, 23 November 2009

I'll remember you!

I will remember you
Will you remember me?
Don't let your life pass you by
Weep not for the memories
Remember the good times that we had
We let them slip away from us
When things got bad
Clearly I first saw you
Smiling in the sun
I want to feel your warmth upon me
I want to be the one
I will remember you
Will you remember me?
Don't let your life pass you by
Weep not for the memories
I'm so tired
But I can't sleep
Standing on the edge
of something much too deep
Funny how I feel so much
But cannot say a word
We are screaming inside
Oh...but we can't be heard

So afraid to love you
More afraid to lose
Clinging to a past
that doesn't let me choose
But once there was a darkness
A deep and endless night
Gave me everything you had
Oh...you gave me light

Gozler Kapali

...ben,
hic goremedim, gorduklerinizi...
Dokundugumu canlandirdim sadece,
hayal gucumun derinliklerinde...
...goremeden ya$adim...
Gormeden attim her adimimi...
Bakamadan ya$adim,
her animi...
Ve ben...
Bu yuzden,
hic aglamadim...

Sadece...
ogrendim...
Du$meyi...
Du$lerimin icinde her gunumu...
Ba$langiclarini ve sonlarini,
hatiralarimin...
Du$unmeyi...
Haddim kadar gulebilmeyi...
Sevgiyi...
Sevmeyi ve sevilmeyi,
olum kadar ansiz misafirligi...
intihar'i...
Pe$i sira yanlizligi...
ogrendim...
Buyumeyi...
Buyudukce yanliz kalan yanlarimi...
Tum bilmeceleri...
Ve cevaplarini...
cocuklugumun korebelerinde,
goremeden arayi$im gibiydi,
buyumek...
Hep ogrendim...
Sik sik dinledim...
Hic bilmedim.
Bakmadan goremedim...
Gorduklerime bakmayi,
ogrendim...
Harfleri ke$fettim...
Kendi anlamlari di$inda, iki satir arasinda cumleleri yineledim...

Sik sik yazdim...
Anlattim...
Anladim.
Her an'a yeni ba$tan, yine ba$ladim.
Art arda ya$adim...
Aciyi, tatliyi...
Dilim yandi ara ara...
insanlar tanidim, menfaat cadirinda...

Eller tuttum...
u$uyen kimliklere anlam in$aa ettim...
Buyuttugum cocuklarim oldu.
Tek tarafli a$klarim...

En cok annemi sevdim...
ilk o sevdigi icin.
Emeklemeden, yurudum ben...
Hizli ko$tum...
cok ko$tum, fazla du$tum.
Du$lerim icin du$tum zaman zaman...
Kimseler anlamadan...
oldum...
Bir intihar sevabina ortak oldum...
Metruk attim bo$luga...
Tutundum kendi a$kima...
Dedim ya...
Sik sik oldum.
Bilemedim, zararlarin vebalini...
Onu da ogrendim...
olsem de bir, olmesem de bir...
Sonra farkettim...

Surekli...
ogrendim...
Ne icin ya$adigimin anlami oldu, avuclarimda...
neden olecegime cevaplar buldum sonunda.
Anlamsiz olmemek adina,
nefesler aldim sirayla...

Allah icin hicbir $ey yapmadim...
"Bu gun Allah icin ne yaptin?"
Hicbir gun cevap bulamadim...
Yapamadim...
izin alamadim,
nefsimin hakimiyeti ve rahatligi altinda...
Ali$kinim hesap vermeye,
dogmayan yanima...


Yarin'i ya$ayacagimi da biliyorum...
Sonraki her gunu...
Ne zaman olecegimi de...
cunku;
ogrendim ben!
O kadar icimde $eytan...
O kadar kontrolundeyim, omrumun...
O kadar gunahkarim, izindeyken dunumun...


Sonra, sonra...
Konu$tum...
ifade ettim kendimi...
Deveye hendek atlattim.
Zor oldu...
Ba$ardim...
Beni karanligimdan saklayacak, yalanci mumlar diktim.
Her gecemin ko$esinde...
Ate$ler yaktim...
Aydinlattim...
I$ik sactim, dunya ustune...
Yeminler ettim..
Kararmayacagim diye...


Sorular sordum anneme...
Annemin cevaplari gibi,
gunahlarima baktim...
Elimi uzattim, kendimden iceri...
Cehnnemi tattim...
Sicakti, kalp ati$larim...


Kac ki$iyle ya$adim...
Hic saymadim...
Ya$adim...
Kendi oz guvenimde,
insan kandirdim...
Beyaz beyaz yalanlar savurdum gun i$iginda...
Aydinligimin aksine karanlik sactim ara sira...
cok insan ya$adim...
Gorulmeyenlere baktim.
Onlari da anlattim...
ogrendim...
Vaktim dolmu$...
cok $ey gosterdim...

Nasil geldigimi bilmeden,
gidi$imi ogrettiler...
Soylediler...
i$in bitti...
Artik...
Ba$ka bir rahimde...
Tekrar "dog" dediler...
Tekrar canlan...


Dogumum sancisiz bir cigligin bekaretinde gizlenmi$, susuz kalan bir omrun buyumesini engellemi$ gibi ihtiyacti aglamaya...
oldugum gibi...
Tekrar tekrar dogmaya...
Ya$amiyorum,
ya$atiliyorum...


Ba$ladigi yerde bitiriyorum...
ogrendim...

Du$lerimin icinde yazdigim her cumlede du$meyi...
Ve tekrar yukselmeyi...

ogrendim...
cocuklugumun goz ya$lari arasinda...
Ben hep...
Kor ebeydim...
Buldugumu yeniden ba$langic icin doguma hazirlardim...
Buldugumu hatirlamasi icin yazardim...
Umdugumu buldugum zaman,
sik sik aglardim...


ogrendim!
Sonunda...
Kor dogdum...
Ben,
kor olecegim...

Friday, 23 March 2007

Bi care..

Bizi cagiriyorlar top yekun,
Oyle bir cagiri$ ki,
Be$ para etmez, inan,
Ne $ohret ne de un.
$iddetinden bu cagiri$in
Zangir zangir dort duvar,
Beden ate$te, nabiz yuzelli...
Faydasi yok hic bir haykiri$in.
i$te a$k odunu ate$te,
Bi care pervane,
Bilmez misin
Bilmez misin kim dayanabilmi$ ki
Bu cagiri$a?
Dayanabilsin bicare pervane...


Saturday, 3 March 2007

Empati!!!

Kucukken yazin tatil icin gittigimiz yere yakin bir dere vardi, oraya gitmem yasakdi fakat ben baliklari izlemek icin ya da balik tutmak icin giderdim cevredeki bi kac kom$uya takilip.. Baliklar yakalanir - can sikintim gecer - baliklar olur ve sonunda uzulurdum.. Demek istedigim ya$amimiz boyunca olum makinasi oluyoruz.. Hayvanlari kesip yiyoruz-bitkileri koparip yiyoruz sonra mikrop ile ha$ir ne$ir olup elleri sabunlayip onlarida olduruyoruz sonra du$unuyoruz ya$am sava$inda ne kadarda cani olmu$uz uzuluyoruz.. Tabi yedigimiz baligi anlayabilmemiz icin suya kafamizi sokmamiz bir yere kadar sonrasi icin yetmiyor ama uzuluyoruz ne kadar degi$keniz degil mi?...

Gercketende hayat cok degi$ken bulundugumuz anlari ya$iyoruz ama cok degi$ken durumlar icin farkli farkli hisler besleyip hatta bazende kalipla$mi$ duygularla bicimliyoruz , boylelikle bazilarimiz kendilerine ihtiyac duydugu kadar ozur bulmuyor, bazilari fazlasiyla kendinde bu sorunu cekiyor, bazilarimiz ise bunlari onaylayip toplumlara kari$iyoruz. Duygusal da olsa insanlar arasinda temel ihtiyaclari uzerine roller var ve bunun uzerine hayati $ekillendiriyoruz.

Monday, 8 January 2007

learning how to fall....

i was walking on a wire
looking down, there was no net
now, i'm standing at your door
me and my last cigarette, oh ...

yeah, we've been through this before
too late to cover up my tracks
damn the fool who begs for more
i'll take my past and paint it black

now this circus has left town
this clown has gotta get his feet back on the ground

i'm learning how to fall (learning how to fall)
learning how to take a hit (learning how to fall )
i had to walk before i crawled
it was winner take it all
now i'm learning how to fall... (learning how to fall)
yeah, i got the hang of it

i was standing in the light
there were faces all around
i put my gloves up for the fight
one sucker punch and i was down

i'm learning how to fall (learning how to fall)
learning how to take a hit (learning how to fall)
had to walk before i crawled
it was winner take it all
i'm learning how to fall... (learning how to fall)
yeah, i got the hang of it

i was flying through the clouds
pucker up, it's time to kiss the ground

i'm learning how to fall (learning how to fall)
learning how to take a hit (learning how to fall)
had to walk before i crawled
it was winner take it all
i'm learning how to fall... (learning how to fall)
now i got the hang of it (learning how to fall), (learning how to fall), (learning how to fall)
yeah i got the hang of it, (learning how to fall), (learning how to fall), (learning how to fall)
learning how to fall, (learning how to fall), (learning how to fall), learning how to fall

Sunday, 7 January 2007

Senaryo

Kalkti. Gozlerini tamamen acamiyordu. Sendeledi, du$tu. Secebildigi kadariyla beton bir duvarin dibindeydi. Gune$ oldukca yogun bir i$ik huzmesi saliyordu uzerine. Dar, karanlik bir hastahane koridoru gibi uzanan sokakta tek ba$inaydi. Sokak boyunca uzanan sira sira pencereler vardi duvarda. Bir de kaldirimlar. cevresini bulanik bir hayal halinde izledi bir sure daha. Pencerelerden sadece birinin acik oldugunu farketti; cunku gune$ i$inlari sadece oradan yansimiyordu. Bu durumda sokagi dolduran, ekmegin sicagina has kokunun oradan yayiliyor olma ihtimali pek kuvvetliydi. Kara verdi; kalkip pencereye kadar ilerleyecek, ekmegi pi$ireni bulacak, kendini ona teslim edip ekmeginden yiyecekti.

Tekrar kalkti. Du$memek icin duvara yaslandi, sicak beton duvar iyice destekliyordu onu. Birz ilerledi. cok yorulmu$tu. "Boyle olmayacak" dedi kendi kendine. Du$undu. Galba en iyisi bir ritim tutturarak adimlarini o ritime uydurmak olacakti. "Pab bara bap ba... Pab bara bap ba...

"
Pencerenin yanina gelince kaldirima
oturdu. Ekmegin kokusu butun vucuduna emirler yagdiriyordu. Sanki akli ucmu$tu ve ekmek itaat edilmesi gereken tek kudretti. "Dogrul" dedi ekmek. Ayaga kalkti. Deminden beri surunen kendisinin bunu nasil birden bire yapabildigini anlyamadi.

Oda, iceriyi aydinlatan gun i$igi sayesinde pencereden bakinca acikca goruluyordu. Tam kar$isinda eski bir televizyon, yaninda da bir kapi vardi. Odanin ortasinda mavi ve kirmizi renklerin alasi, buyukce bir hali ve solunda duvara dayali bir cekyat duruyordu. Duvarlari ise pembenin koyu bir tonuyla boyanmi$ ve kar$i kar$iya duran iki yagliboya tablo haricinde ciplakti.

Ekmek, "İceri gir" dedi. Zipladi. Ayagi pencerenin e$igine carpinca halinin uzerine dogru yuvarlandi. Kafasini kaldirdiginda kapida birisinin dikilmekte oldugunu gordu...